Kalp Kapak Hastalıkları
Kapakçık hastalıkları, doğuştan ve sonradan olma diye ikiye ayrılır. Doğuştan olan kapakçık hastalığı ana rahminde kalp teşekkül ederken, ya kapakçıklarda eksiklik veya şekil bozukluğu oluşması suretiyle meydana gelir ve bunun sonucunda kapakçıkların açılıp kapanması sırasında fonksiyon bozuklukları ortaya çıkar.
Ayrıca, sağ ve sol kalbin arasında, pis ve temiz kanın birbirine karışmasını önleyen duvarda delikler meydana gelebilir. Eğer bu duvar doğuştan delikli ise sol taraftaki basınç, sağa göre fazla olduğu için temiz kan pis kana karışır. Ancak aradaki bu duvarın delikli olup, olmadığını teşhis için belirtiler çok belirgin olmaz. Kalp uzmanı tarafından kalp dinlenerek, çıkan seslere göre delik farkedilebilir.
Kalp nakli:
İlk defa 3 Aralık 1967′de Güney Afrikalı cerrah Christian Barnar insandan insana kalp naklini gerçekleştirdi. Ancak hasta nakilden 18 gün sonra ortaya çıkan infeksiyonu atlatamayarak öldü. O zamandan beri kalp nakli her geçen gün artan bir sayı ve başarı oranı ile gerçekleştirilmektedir.
Kalp naklinde yaşanan en büyük problem, nakil yapılan kişinin bağışıklık sisteminin takılan organı bir yabancı doku olduğunu düşünerek vücuttan atmaya çalışmasıdır. Aslında her sağlıklı kişi için normal olan bu durum, vücudu bakteri, virüs ve her tür yabancı maddeye karşı koruyucu bir reaksiyondur. Ancak naklin başarıyla devam edebilmesi için böyle bir reaksiyon arzulanmaz ve nakilden sonra alıcının bağışıklık sisteminin baskılanması gerekir.
Kalp duvarındaki delik büyümüş ve geç teşhis konmuşsa, sol taraftan, sağ tarafa fazla miktarda gelen kan sağ kalbin büyümesine ve yorulmasına sebep olur.
Sonradan oluşan kapakçık hastalıklarının belirtileri ve tedavi şekli aynıdır. Ancak hastalığın meydana geliş şekli farklıdır.
Sonradan olan kapakçık hastalıklarının en büyük sebebi mikrobik hastalıklardır. İnsan vücudunda damarlarda dolaşan kan mikropsuzdur.
Kan kalbin içinde dolaşım halindeyken sadece kapakçıkların üstünde anlık bir yavaşlama olur. Eğer hastada diş, bademcik, idrar yolları şikayetinden dolayı kana mikrop karışmışsa, kanın içindeki bu mikroplar kalpdeki kapakçıkların üstüne yerleşip, orada enfeksiyon meydana getirir. Bu enfeksiyon ilerki zamanlarda ya kapakçığı nasırlaştırıp daraltır, ya da çürütüp, açılıp kapanmasını engeller.
Vücuda böyle bir mikrop girip, kana karışmışsa, kapakçıkta herhangi bir hasar meydana getirip, getirmediği elektrokardiografide görülür.
Hastaiık ya çok hızlı ilerler ve ölüme sebebiyet verir ya da erken teşhis edilmesi durumunda, antibiyotik tedavisi ile önlem alınır ve kapakçıkların tahribatı önlenir.
Belirtileri:
Hastalarda pis kan temiz kana karıştığından, dokuların oksijen ihtiyacı yeterince karşılanamaz ve nefes darlığı ve yüzde, ağız çevresinde ve parmaklarda morarma belirtileri ile kendini gösterir. Bozukluk sağ kalpdeki kapakçıkta ise, pis kanın gelişi ve gidişi engellendiği için sağ kalple ilgili organlarda sıvı birikmesi meydana gelir. Böbreklerin çalışması engellenir, mide bulantısı, ayaklarda su birikmesi ve karaciğer büyümesi görülür.
Bozukluk sol kalpdeki kapakçıkta ise, sol kalple ilgili organlarda rahatsızlıklar meydana gelir. Örneğin temiz kanın geldiği yöndeki kapakçıkta daralma varsa, akciğerde su birikir ve ödem meydana gelir.
Eğer daralma temiz kanın vücuda pompalandığı aort da-marındaki kapakçıkta ise, akciğerde su birikmesinin yanısıra, vücuda az kan gittiği için baş dönmesi, bayılma, sol tarafta ağrılar gibi belirtiler görülür.
Kapakçık hastalıkları en iyi kalbi dinleyerek teşhis edilebilir. İyi bir doktor kulaklıkla dinleyerek hastalığı anlayabilir.
Bunun yanısıra, anjiyografi (bacaktaki damarlardan renklendirici madde verilerek, kalp damarlarının görüntülenmesi) ve elektrokardiografi (EKG) ile tam desteklenir.
Tedavisi:
Kalbe gelen su miktarının azaltılması kalbin yorulmasını engelleyeceğinden tuz alımı kısıtlanır, su atıcı ilaçlar verilir. Az tuz alınmalıdır. Alınan su ile vücutdan idrar yolu ile atılan su miktarı birbiri ile dengeli olmalıdır. Kalbi rahatlatıcı ve su çıkartıcı haplar kullanılır.
Hastalığın gidişatında belirtiler artıyorsa ve kalbin büyümesi durmuyorsa geç kalınmadan ameliyatla bozuk kalp kapakçığının ya düzeltilmesi ya da değiştirilmesi gerekir.
• Kapakçık ameliyatları:
Kapakçık ameliyatlarında bozulan kapakçıkların yerine 40-50 sene dayanabilen metal kapakçıklar konuluyor.
Kalp yakından dinlendiği zaman bu kapakçıkların çıkardığı metalik ses kolaylıkla duyulur ki bu da kapakçığın iyi çalıştığını gösterir.
Metal kapakçık taşıyan hastalarda, özellikle 2 şey çok önemlidir.
1 - Metal kapakçıklar üzerinde kolaylıkla kan pıhtılaşması olabileceğinden, bu ameliyatı geçiren hastalara pıhtılaşmayı engelleyici ve çoğunlukla ağızdan alınan haplar verilir. Belirli aralıklarla laboratuvar kontrolü de gereklidir. Alınarı haplar yaralanmalarla ortaya çıkacak kanamayı arttıracağından hasta kendisini olası kazalardan korumalı ve kesinlikle adaleye iğne vurdurmamalıdır.
2 - Suni kalp kapakçıklarında mikrop yerleşmesi çok tehlikeli sonuçlara yol açacağından, suni kalp kapakçığı taşıyan kişiler ateşli hastalıklarda, cerrahi müdahalelerde ve diş tedavilerinde mutlaka antibiyotik ile korunmalıdırlar.